İnceleme Meizu Live İncelemesi

Osmaneren

Çiçeği burnunda
#1
Merhaba
Meizu Live hakkında deneyimlediğim kadarını sizlere aktaracağım. Umarım incelemem sizde bir fikir oluşturur.

Meizu Markasının Tarihi
Meizu Firması günümüzde her ne kadar Akıllı telefon üreten bir şirket olsa da, 2003 yılında kurulduğunda ilk olarak Müzik Çalar ile piyasaya girdi. 2004’te Meizu E2 müzik çalarını piyasaya sürdü. 2006 yılında Meizu mini player çıktı, dokunmatik ve vidasız tasarımıyla dikkatleri üzerine çeken cihaz o dönem Çin pazarında satış şampiyonu oldu. Sonraki yıllarda da Müzik Çalar üretimine devam eden Meizu, akıllı telefon pazarına daha çok odaklanmış ve Mx4 pro, Pro 6, Pro 7 gibi seste öne çıkan telefonlar üretmiştir. Meizu Live’da bu geçmişin bir sonucu olarak doğmuş bir üründür.

Aradığım Ses

Öncelikle incelemeye başlamadan evvel kendi aradığım sesten bahsetmek istiyorum. İncelemeyi de bu kıstasa göre okumanızı rica ederim, çünkü herhangi bir kulaklığı dinlerken aradığım ve arzu ettiğim sese ne kadar yaklaşıyor, ne denli aradığım ses dinlediğim ekipmanda var, bunlara bakıyorum. İncelemeyi de o istediğim ses üzerinden yapılmış yorumlar olarak algılamanızı istiyorum. Öncelikle müzikteki dokuyu hissetmek benim için çok önemli. Telli çalgılar, yaylılar veyahut daha bas ağırlıklı enstrümanlarda sesin gerçeğe yakın, yanımda çalıyormuş hissi ile çalmasını istiyorum. Genel olarak dengeli ses tarafındayım. Hiç bir frekansın diğerini ezmediği bir sunum arıyorum. Dokuyu yakalarken dengeli olup, eğlenceli çalması da önemli. Bazı kulaklıklar bu dengeyi, dokuyu sağlarken, eğlenceli çalmıyorlar. Kıpır kıpır dediğimiz hissiyat oluşmuyor, tepkileri yavaş kalıyor. Velhasıl organik dokulu, dengeli çalan ve bunları yaparken üst düzey enstrüman ayrımı, kararında sahne ve mikro detayda istiyorum. Bugüne kadar böyle bir kulaklık bulamadım. Açıkçası bulmakta istemiyorum. Aradığımı bulursam ne heyecanı kalır ki? Her şey eksiğiyle güzel.


Kutusu ve Kutu içeriği

Öncelikle kutusundan başlamak istiyorum. İlk elinize aldığınızda bunun giriş seviye bir kulaklık olmadığını kutusundan anlıyorsunuz. Kutuyu kaldırıp kapağını açtığınızda direkt olarak kulaklık sizi karşılıyor ve yan tarafında alüminyum alışım ile yazılmış Live yazısı yer alıyor. Burayı da kaldırdığınızda taşıma kabı, filtrelerin olduğu metal kap ve uçlar karşılıyor. Ben Meizu Live’ın kutu içeriğini gayet yeterli buldum. Her malzeme, uçlar, filtre kabı, çok kaliteli malzemeden üretilmiş, premium hissi uyandırıyor. Buraya bir dipnot açmak istiyorum. Taşıma çantası bugüne kadar gördüğüm en iyi çanta diyebilirim. IPX7 Koruma sertifikalı, su ve toz geçirmez bir yapıya sahip ve malzeme kalitesi üst düzeyde. İçerisi kaliteli silikonla kaplı. Filtre kabının yeri olması çok iyi düşünülmüş. Diğer firmaların örnek alması gereken bir çantası var Meizu Live’ın.



Kulaklık

Malzeme kalitesi olarak fiyatının çok üzerinde diyebilirim. Standart kablosu mikrofonlu, saydam gümüş kaplamalı bakır bir kablo.. Mmcx değiştirilebilir bir yapıya sahip. Shure'un kablolarına benziyor ve sağlamlık hissiyatı güzel. Kulaklığın ön tarafında Gri renk ile Meizu yazıyor arka tarafı ise saydam ve iç komponentlerini görebiliyorsunuz. Sürücüye lazerle işlenmiş Live yazısı güzel düşünülmüş bir detay. Meizu Live 4 armatür sürücüye sahip. Sürücüler bitişik ikişer sürücüden oluşuyor. Büyük olan sürücü alt frekanslar için iki adet armatür sürücü, küçük olan ise yine bitişik çift sürücüden oluşuyor, bu sürücüler orta ve yüksek frekanslardan sorumlular.

Ses

Meizu Live genel olarak yormayan ve dengeli yeyakın, hafif V-Shape karaktere sahip bir kulaklık. İlk intibam, ''çözünürlüğü çok iyi bunun'' demek oldu. Fiio x5ii müzik çalarım ve ses konusunda iddialı olmayan akıllı telefonum ile dinlemelerimi yaptım. Öncelikle armatür sürücülerin en büyük sıkıntısı baslarının dokusuz küt diye vurup geçmesi diye tarif edilebilir. Meizu Live bu konuyu aşmış görünüyor çünkü dinamikvari, uzayan, yumuşak dokulu baslara sahip bir iem. Beni en çok şaşırtan bu bas yapısı oldu midbas bölgesi de oldukça detaylı, bas gitarın tonunu direkt hissediyorsunuz. Elektronik müzikte gayet yeterli geldi bana ama Basshead’ler için bir tık yetersiz gelebilir.

Kulaklığın eleştireceğim tek yeri midleri diyebilirim. Bir çok kişi midlerini çok sevebilir ama aradığım ses rengini düşünürsek midlerinde doku eksikliği var diyebilirim. Hafif V shape’ın etkisi bu aslında midler hafif geriden geliyor bu aslında sahne derinliğine katkı sağlayan bir durum ama o aradığım midler bu kulaklıkta yok. Aslında oldukça mikro detaylı ve kat kat gelen bir ses var ama organik dokuyu tam olarak hissedemiyorum ki bugüne kadar maalesef hissettiğim kulaklık sayısı çok az oldu. Bu yazdıklarımdan midlerinin kötü olduğu sakın anlaşılmasın benim aradığım o kafamda ki sese uymayan bir mid yapısı var ürünün.

Üst frekanslar bu kulaklıkta en çok beğendiğim kısmı diyebilirim. Yormayan ama fazlaca mikro detaya sahip, ayrı bir yerde çalan çok tatlı tizleri var ürünün... Genel tını içinde doğru yerde, doğru zamanda uzuyor ve kıpır kıpır diyebilirim. Kayıtta oldukça yoğun bir zil sunumu varsa bazen yoğun gelebiliyor ama kesinlikle yorucu değil.

Kulaklıkla gelen üç adet filtreden bahsetmek istiyorum. Siyah, Mavi ve Beyaz filtreleri sesi belli ölçüden istediğiniz gibi değiştirmenize olanak veriyor. Bu değişim radikal ve tamamen değişen bir ses değil. Sitesinde siyah için dengeli, Beyaz için +2db, Mavi için -2db bilgisi verilmiş. Her filtrede ufak değişkenler olmakla beraber ben çok ferah sunumundan dolayı beyazı sevdim. Siyah filtre genel olarak iki filtrenin tam ortasında, kulaklığı anlattığım sese sahip. Mavi filtrede direkt hissedilenin, alt basların kuvvetlenmesi ve daha derine inmesi olarak duyuluyor. Beyaz filtre de ise sahne bir tık genişliyor ve daha geniş bir ses alıyorsunuz. Basları beyaz filtre de kesinlikle az değil, tam aradığım bas tonunu beyaz filtrede buldum diyebilirim, yalnız elektronik müzik dinlerken mavi filtreyi bir takayım hissiyatı oluşmadı değil, ki zaman zaman takıp onu da dinledim. Sibilans, kayıtta yoksa hiç bir şekilde seste patlamalar olmuyor. Kayıtta sibilans varsa da bunu en az şekilde vermeye çalışıp geçiyor. Filtre değişim sistemi filtre kabında ki vidalama ile yapılıyor. Shure se846’daki sisteme benziyor ve oldukça kolay yapılıyor bu işlem. 200 Dolar seviyesindeki bir kulaklıkta böyle detayları görmek oldukça memnun etti diyebilirim. Şimdi diğer kulaklıklar ile karşılaştırmak istiyorum Live’ı


Shure Se535 vs Meizu Live

Se535 zamanında ciddi sükse yapmış, halaüretimi olan ve zamanında Shure firmasının en üst seviye kulaklığıydı. Üç armatür sürücüden oluşuyor. Şu sıralar 400-500 dolar bandındageziyor fiyatı. Shure’un grenli bir yapısı var genel frekansları üst midler ile midler arasında toplanmış hissiyatı ile dinliyorsunuz. Genel ses yapısı olarak kesinlikle Meizu Live daha başarılı ama Shure se535’in daha dokulu midleri var. Üst zillerde kesinlikle Meizu Live çok çok daha iyi ve alt frekanslarda çok daha detaylı ve dolgun bir sunuma sahip Meizu Live.

Lz A5 vs Meizu Live

Lz A5 tam anlamıyla V-Shape diyebileceğimiz bir kulaklık, dört armatür ve bir dinamik sürücüden oluşan hybrid yapıya sahip 300 dolar bandında bir kulaklık.. LZ A5'in de Live gibi filtre sistemi var. Siyah filtresi ile kullanıyorum ve diğer filtrelerin nazaran daha açık bir sese sahip. Baslarda Meizu bir tık genel anlamda daha yoğun(Lz a5’in gri filtresinde Lz’nin basları daha yoğun) ve birbirlerine yakın bir sunumu var. Midlerde A5 daha geride olmasına karşın daha dokulu hissediliyor bu noktada A5’i daha çok seviyorum ama üstlere gelince durum Live’ın tarafa geçiyor. A5’in alışana kadar yoran tizlerine karşılık Live daha tatlı bir yerden sesleniyor ve daha doğru geliyor. A5 bu tizlerden dolayı bir tık daha canlı çalıyor. Sahneleri birbirlerine çok yakın diyebilirim.


Vsonic Gr07 vs Meizu Live

Vsonic Gr07 senelerdir üretilen kült olmuş bir kulaklık. Bunun sebebi ise genel sunumu ve duygulu çalması diyebilirim. Tek dinamik sürücülü 100 dolar seviyelerinde ve hala o seviyedeki kulaklıklar ile rekabet halince başarılı bir iem. Meizu Live ile tamamen farklı karaktere sahipler. Bas konusunda Live direkt öne geçiyor, zira Gr07’de öyle belirgin kulağı dolduran bir sunum yok. Midler konusunda Gr07’nin başarılı olduğu en güzel nokta burası ki senelerdir bu kulaklığı sevmemde ki olayı da bu. Dokulu, hafif açık tarafta kalan hoş midleri var. Live daha detaylı mid sunumuna sahip ve daha kontrollü çalıyor, sahne olarak Live daha derin genişlikte, birbirlerine yakın buldum. Tiz konusuna girmeyeceğim zira gr07’nin tıs tıs gelen bir tizi var ve kalın bir notadan sesleniyor hep. Ben seviyorum aslında tizlerini ama farklı geliyor. Midlerdeki organiklik ve doku olarak Gr07 o kısımda daha başarılı ama genel sunum olarak Meizu Live çok daha başarılı buldum.

Hifiman re00 vs Meizu Live

Re00’da kült olmuş bir kulaklık ve hala çok seveni hatta binlerce liralık ekipmana değişmeyen dinleyen bir kitlesi var. Bunun nedeni de analitik bir sunuma sahip olması, bir çokları bu nedenle baslarını eksik bulacaktır. Ben re00’ı akustik türlerde çok başarılı buluyorum. Meizu Live ile karşılaştırma sebebim, tizlerinin tonal olarak benzerliğiydi. Bas konusunda Live daha yoğun bir sunuma sahip, midlerde re00 ve live benzer özelliklere sahip. Sahne olarak Live çok daha geniş, re00 daha dar ama keskin bir sahneye sahip. Re00 öyle her zaman dinlenilebilecek bir kulaklık değil. Üç beş şarkıdan sonra, insan başka kulaklıklar dinlemek istiyor. bunun nedeni de o analitik sunumudur.


Sonuç


Meizu Live her kesimden insanı memnun edebilecek, fiyatına göre üst düzey parça kalitesine sahip ve sahip olan herkesi mutlu edecek bir kulaklık. Ben dinlediğim süre boyunca zevk alarak, uzun uzun dinledim ve dinlerken genel olarak elim hep Psychedelic Goa Trance ve 70’s Progressive müziklerine gitti. Türkçe Pop ve Slow müzikte de beğendim. Meizu Live’ın en sevdiğim yanı her türde bir başarısı var ve bunu yaparken kulağı yormuyor. Sesini Orta seviyede konumlandırabilirim. 200 dolar bandında ki fiyatıyla bu seviyeye konumlandırmanın başarılı bir sonuç olduğunu düşünüyorum.

 

DRTOLGA

Teknoloji Profesyoneli
Yönetici
#2
Merhaba
Meizu Live hakkında deneyimlediğim kadarını sizlere aktaracağım. Umarım incelemem sizde bir fikir oluşturur.

Meizu Markasının Tarihi
Meizu Firması günümüzde her ne kadar Akıllı telefon üreten bir şirket olsa da, 2003 yılında kurulduğunda ilk olarak Müzik Çalar ile piyasaya girdi. 2004’te Meizu E2 müzik çalarını piyasaya sürdü. 2006 yılında Meizu mini player çıktı, dokunmatik ve vidasız tasarımıyla dikkatleri üzerine çeken cihaz o dönem Çin pazarında satış şampiyonu oldu. Sonraki yıllarda da Müzik Çalar üretimine devam eden Meizu, akıllı telefon pazarına daha çok odaklanmış ve Mx4 pro, Pro 6, Pro 7 gibi seste öne çıkan telefonlar üretmiştir. Meizu Live’da bu geçmişin bir sonucu olarak doğmuş bir üründür.

Aradığım Ses

Öncelikle incelemeye başlamadan evvel kendi aradığım sesten bahsetmek istiyorum. İncelemeyi de bu kıstasa göre okumanızı rica ederim, çünkü herhangi bir kulaklığı dinlerken aradığım ve arzu ettiğim sese ne kadar yaklaşıyor, ne denli aradığım ses dinlediğim ekipmanda var, bunlara bakıyorum. İncelemeyi de o istediğim ses üzerinden yapılmış yorumlar olarak algılamanızı istiyorum. Öncelikle müzikteki dokuyu hissetmek benim için çok önemli. Telli çalgılar, yaylılar veyahut daha bas ağırlıklı enstrümanlarda sesin gerçeğe yakın, yanımda çalıyormuş hissi ile çalmasını istiyorum. Genel olarak dengeli ses tarafındayım. Hiç bir frekansın diğerini ezmediği bir sunum arıyorum. Dokuyu yakalarken dengeli olup, eğlenceli çalması da önemli. Bazı kulaklıklar bu dengeyi, dokuyu sağlarken, eğlenceli çalmıyorlar. Kıpır kıpır dediğimiz hissiyat oluşmuyor, tepkileri yavaş kalıyor. Velhasıl organik dokulu, dengeli çalan ve bunları yaparken üst düzey enstrüman ayrımı, kararında sahne ve mikro detayda istiyorum. Bugüne kadar böyle bir kulaklık bulamadım. Açıkçası bulmakta istemiyorum. Aradığımı bulursam ne heyecanı kalır ki? Her şey eksiğiyle güzel.


Kutusu ve Kutu içeriği

Öncelikle kutusundan başlamak istiyorum. İlk elinize aldığınızda bunun giriş seviye bir kulaklık olmadığını kutusundan anlıyorsunuz. Kutuyu kaldırıp kapağını açtığınızda direkt olarak kulaklık sizi karşılıyor ve yan tarafında alüminyum alışım ile yazılmış Live yazısı yer alıyor. Burayı da kaldırdığınızda taşıma kabı, filtrelerin olduğu metal kap ve uçlar karşılıyor. Ben Meizu Live’ın kutu içeriğini gayet yeterli buldum. Her malzeme, uçlar, filtre kabı, çok kaliteli malzemeden üretilmiş, premium hissi uyandırıyor. Buraya bir dipnot açmak istiyorum. Taşıma çantası bugüne kadar gördüğüm en iyi çanta diyebilirim. IPX7 Koruma sertifikalı, su ve toz geçirmez bir yapıya sahip ve malzeme kalitesi üst düzeyde. İçerisi kaliteli silikonla kaplı. Filtre kabının yeri olması çok iyi düşünülmüş. Diğer firmaların örnek alması gereken bir çantası var Meizu Live’ın.



Kulaklık

Malzeme kalitesi olarak fiyatının çok üzerinde diyebilirim. Standart kablosu mikrofonlu, saydam gümüş kaplamalı bakır bir kablo.. Mmcx değiştirilebilir bir yapıya sahip. Shure'un kablolarına benziyor ve sağlamlık hissiyatı güzel. Kulaklığın ön tarafında Gri renk ile Meizu yazıyor arka tarafı ise saydam ve iç komponentlerini görebiliyorsunuz. Sürücüye lazerle işlenmiş Live yazısı güzel düşünülmüş bir detay. Meizu Live 4 armatür sürücüye sahip. Sürücüler bitişik ikişer sürücüden oluşuyor. Büyük olan sürücü alt frekanslar için iki adet armatür sürücü, küçük olan ise yine bitişik çift sürücüden oluşuyor, bu sürücüler orta ve yüksek frekanslardan sorumlular.

Ses

Meizu Live genel olarak yormayan ve dengeli yeyakın, hafif V-Shape karaktere sahip bir kulaklık. İlk intibam, ''çözünürlüğü çok iyi bunun'' demek oldu. Fiio x5ii müzik çalarım ve ses konusunda iddialı olmayan akıllı telefonum ile dinlemelerimi yaptım. Öncelikle armatür sürücülerin en büyük sıkıntısı baslarının dokusuz küt diye vurup geçmesi diye tarif edilebilir. Meizu Live bu konuyu aşmış görünüyor çünkü dinamikvari, uzayan, yumuşak dokulu baslara sahip bir iem. Beni en çok şaşırtan bu bas yapısı oldu midbas bölgesi de oldukça detaylı, bas gitarın tonunu direkt hissediyorsunuz. Elektronik müzikte gayet yeterli geldi bana ama Basshead’ler için bir tık yetersiz gelebilir.

Kulaklığın eleştireceğim tek yeri midleri diyebilirim. Bir çok kişi midlerini çok sevebilir ama aradığım ses rengini düşünürsek midlerinde doku eksikliği var diyebilirim. Hafif V shape’ın etkisi bu aslında midler hafif geriden geliyor bu aslında sahne derinliğine katkı sağlayan bir durum ama o aradığım midler bu kulaklıkta yok. Aslında oldukça mikro detaylı ve kat kat gelen bir ses var ama organik dokuyu tam olarak hissedemiyorum ki bugüne kadar maalesef hissettiğim kulaklık sayısı çok az oldu. Bu yazdıklarımdan midlerinin kötü olduğu sakın anlaşılmasın benim aradığım o kafamda ki sese uymayan bir mid yapısı var ürünün.

Üst frekanslar bu kulaklıkta en çok beğendiğim kısmı diyebilirim. Yormayan ama fazlaca mikro detaya sahip, ayrı bir yerde çalan çok tatlı tizleri var ürünün... Genel tını içinde doğru yerde, doğru zamanda uzuyor ve kıpır kıpır diyebilirim. Kayıtta oldukça yoğun bir zil sunumu varsa bazen yoğun gelebiliyor ama kesinlikle yorucu değil.

Kulaklıkla gelen üç adet filtreden bahsetmek istiyorum. Siyah, Mavi ve Beyaz filtreleri sesi belli ölçüden istediğiniz gibi değiştirmenize olanak veriyor. Bu değişim radikal ve tamamen değişen bir ses değil. Sitesinde siyah için dengeli, Beyaz için +2db, Mavi için -2db bilgisi verilmiş. Her filtrede ufak değişkenler olmakla beraber ben çok ferah sunumundan dolayı beyazı sevdim. Siyah filtre genel olarak iki filtrenin tam ortasında, kulaklığı anlattığım sese sahip. Mavi filtrede direkt hissedilenin, alt basların kuvvetlenmesi ve daha derine inmesi olarak duyuluyor. Beyaz filtre de ise sahne bir tık genişliyor ve daha geniş bir ses alıyorsunuz. Basları beyaz filtre de kesinlikle az değil, tam aradığım bas tonunu beyaz filtrede buldum diyebilirim, yalnız elektronik müzik dinlerken mavi filtreyi bir takayım hissiyatı oluşmadı değil, ki zaman zaman takıp onu da dinledim. Sibilans, kayıtta yoksa hiç bir şekilde seste patlamalar olmuyor. Kayıtta sibilans varsa da bunu en az şekilde vermeye çalışıp geçiyor. Filtre değişim sistemi filtre kabında ki vidalama ile yapılıyor. Shure se846’daki sisteme benziyor ve oldukça kolay yapılıyor bu işlem. 200 Dolar seviyesindeki bir kulaklıkta böyle detayları görmek oldukça memnun etti diyebilirim. Şimdi diğer kulaklıklar ile karşılaştırmak istiyorum Live’ı


Shure Se535 vs Meizu Live

Se535 zamanında ciddi sükse yapmış, halaüretimi olan ve zamanında Shure firmasının en üst seviye kulaklığıydı. Üç armatür sürücüden oluşuyor. Şu sıralar 400-500 dolar bandındageziyor fiyatı. Shure’un grenli bir yapısı var genel frekansları üst midler ile midler arasında toplanmış hissiyatı ile dinliyorsunuz. Genel ses yapısı olarak kesinlikle Meizu Live daha başarılı ama Shure se535’in daha dokulu midleri var. Üst zillerde kesinlikle Meizu Live çok çok daha iyi ve alt frekanslarda çok daha detaylı ve dolgun bir sunuma sahip Meizu Live.

Lz A5 vs Meizu Live

Lz A5 tam anlamıyla V-Shape diyebileceğimiz bir kulaklık, dört armatür ve bir dinamik sürücüden oluşan hybrid yapıya sahip 300 dolar bandında bir kulaklık.. LZ A5'in de Live gibi filtre sistemi var. Siyah filtresi ile kullanıyorum ve diğer filtrelerin nazaran daha açık bir sese sahip. Baslarda Meizu bir tık genel anlamda daha yoğun(Lz a5’in gri filtresinde Lz’nin basları daha yoğun) ve birbirlerine yakın bir sunumu var. Midlerde A5 daha geride olmasına karşın daha dokulu hissediliyor bu noktada A5’i daha çok seviyorum ama üstlere gelince durum Live’ın tarafa geçiyor. A5’in alışana kadar yoran tizlerine karşılık Live daha tatlı bir yerden sesleniyor ve daha doğru geliyor. A5 bu tizlerden dolayı bir tık daha canlı çalıyor. Sahneleri birbirlerine çok yakın diyebilirim.


Vsonic Gr07 vs Meizu Live

Vsonic Gr07 senelerdir üretilen kült olmuş bir kulaklık. Bunun sebebi ise genel sunumu ve duygulu çalması diyebilirim. Tek dinamik sürücülü 100 dolar seviyelerinde ve hala o seviyedeki kulaklıklar ile rekabet halince başarılı bir iem. Meizu Live ile tamamen farklı karaktere sahipler. Bas konusunda Live direkt öne geçiyor, zira Gr07’de öyle belirgin kulağı dolduran bir sunum yok. Midler konusunda Gr07’nin başarılı olduğu en güzel nokta burası ki senelerdir bu kulaklığı sevmemde ki olayı da bu. Dokulu, hafif açık tarafta kalan hoş midleri var. Live daha detaylı mid sunumuna sahip ve daha kontrollü çalıyor, sahne olarak Live daha derin genişlikte, birbirlerine yakın buldum. Tiz konusuna girmeyeceğim zira gr07’nin tıs tıs gelen bir tizi var ve kalın bir notadan sesleniyor hep. Ben seviyorum aslında tizlerini ama farklı geliyor. Midlerdeki organiklik ve doku olarak Gr07 o kısımda daha başarılı ama genel sunum olarak Meizu Live çok daha başarılı buldum.

Hifiman re00 vs Meizu Live

Re00’da kült olmuş bir kulaklık ve hala çok seveni hatta binlerce liralık ekipmana değişmeyen dinleyen bir kitlesi var. Bunun nedeni de analitik bir sunuma sahip olması, bir çokları bu nedenle baslarını eksik bulacaktır. Ben re00’ı akustik türlerde çok başarılı buluyorum. Meizu Live ile karşılaştırma sebebim, tizlerinin tonal olarak benzerliğiydi. Bas konusunda Live daha yoğun bir sunuma sahip, midlerde re00 ve live benzer özelliklere sahip. Sahne olarak Live çok daha geniş, re00 daha dar ama keskin bir sahneye sahip. Re00 öyle her zaman dinlenilebilecek bir kulaklık değil. Üç beş şarkıdan sonra, insan başka kulaklıklar dinlemek istiyor. bunun nedeni de o analitik sunumudur.


Sonuç


Meizu Live her kesimden insanı memnun edebilecek, fiyatına göre üst düzey parça kalitesine sahip ve sahip olan herkesi mutlu edecek bir kulaklık. Ben dinlediğim süre boyunca zevk alarak, uzun uzun dinledim ve dinlerken genel olarak elim hep Psychedelic Goa Trance ve 70’s Progressive müziklerine gitti. Türkçe Pop ve Slow müzikte de beğendim. Meizu Live’ın en sevdiğim yanı her türde bir başarısı var ve bunu yaparken kulağı yormuyor. Sesini Orta seviyede konumlandırabilirim. 200 dolar bandında ki fiyatıyla bu seviyeye konumlandırmanın başarılı bir sonuç olduğunu düşünüyorum.

Eline sağlık hocam ne zamandır bekliyordum bunu.
 
Üst